ODTUMİST-İSTANBUL ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ

Bir Rehabilitasyon Hikayesi – Yeniköy 1974

10 Ağustos 2021

Bugün  sizlerle Yeniköy Termik Santrali ile ilgili geçmiş tecrübelerimi paylaşmak istiyorum. Hikayeyi anlatırken teknik jargondan/teknik terimlerden  kaçınmaya veya elimden geldiğince daha aza indirmeye çalışacağım.

19 Aralık 1994 tarihinde, termik santral yönetiminin daveti üzerine, ABD Babcock & Wilcox Ohio’dan süpervizör Bay Barney Baker ile birlikte sahayı ziyaret ettik.

Türkiye’nin güneybatı köşesinde, Yatağan 3×210 Mwe, Yeniköy 2×210 Mwe, Kemerköy  deniz kıyısındaki son termik santralde ise 3×210 Mwe üretmek üzere tasarlanmış birbirine yakın üç termik santral bulunmaktadır.

Santral misafirhanesinde 2 gece – 3 Gün kaldık. Kazanı incelemek için koruyucu ağır iş kıyafetlerimiz, tulumlarımız, baretlerimiz, koruyucu eldivenlerimiz ve sert burunlu çelik korunaklı ayakkabılarımız vardı. Yanma odası alt duvardan dört yan duvara ve çatı / tavan duvarına kadar neredeyse her santim birbiri ardına tüm buhar kazanlarını inceledik.  Sonunda bulduğumuz şeyleri açıklamaya çalışayım,

Orijinal yüklenici, sözde saygın Doğu Avrupa şirketi, kazanı tasarlamış ve kazan su borularının duvarlarına neredeyse hiç kompanse tolerans mekanizması koymamış. Basit bir deyişle, buhar kazanı yanma odası su boru duvarları yakıt (linyit kömürü) ateşlendiğinde ısıtılır, kazan boru duvarları ısınır, genişlemek ister ancak yeterli genleşme mekanizması olmadığı için genişleyemezler, bu nedenle bükülür, yuvarlak şekil alır veya hatta çok ağır ısı yükü altında kırılır.

Tüm kazan duvarlarında durum  böyleydi, yan duvarlarda geometrik olarak genleşme telafi edilmiş, ancak çatıda, tüm çatı yüzeyinde kaba deniz dalgası gibi, tamamı sinüzoidal yüzey olduğu deformasyon çok belirgindi.

Tüm termik santral buhar kazanı tasarımlarında, genleşmeyi telafi etmek için her yöne belirli bir kompanzasyon / genleşme detayı/ mekanizması koyarsınız.

Bu eksik detay, aynı yüklenici Doğu Avrupa şirketi tarafından inşa edilen yakınlardaki diğer tüm enerji santrallerinde de tekrarlanmış, maalesef düzeltilmemiş.

Santral mühendisleri bu önemli sorunun farkındaydılar, ancak ne bir düzeltme yapmışlar ne de bir çözüm girişiminde bulunmuşlardı.

Diğer büyük sorun ise santrale gelen düşük kaliteli yerel linyit madeninden kaynaklanıyordu. Santral 2000 kcal/kg civarında ve daha düşük ısıl değerde linyit yakmak üzere tasarlanmıştı. Gelen Linyit  içindeki ayıklanmamış yanmayan maddelerden dolayı ortalama 1000 kcal/kg alt ısıl değere kadar düşüyordu. Maden sahasından gelen  linyit temizlenmeli, yanmaz taş, toprak vb. içermemeli, su yüzdürme işlemi vb. ile zenginleştirilmeliydi, bunların hiçbiri yapılmamıştı.

Açık kömür madeninde makineler tarafından cevher alındığı gibi santrale besleniyor, bir ön ayıklama temizlik yapılmıyordu.

Yanmayan tüm maddeler (taş, toprak vb.)  öğütülüp, ısı  buhar kazanlarına beslenmişti. Tesis, kazandaki kalitesiz linyiti yakmak için gereksiz miktarda ilave fuel oil beslemekteydi.

Üçüncü eksik konu ise kurum üfleyici sayısının yetersiz olmasıydı. Kazan duvarlarını her sekiz saatlik vardiyada buharla temizlemelisiniz. Gelen linyitte yüksek kalsiyum içeriği vardı. Kalsiyum bileşimlerinin kazan duvarına yapışması ve yetersiz sayıda buhar üflemeli kurum üfleyici nedeniyle duvar temizliğinin neredeyse minimum olması yanlış bir işletmeydi. Sonuç, birkaç ay içinde tam kapasite 210 MWE’den 150 Mwe’ye güç çıkışı düşüşü oluyordu. Santral durduruluyor ve tekrar çalıştırmadan önce her seferinde 1 ay süreyle iç yüzeyleri basınçlı su ile temizleniyordu.

Bu yüzden santralin büyük bir rehabilitasyona ihtiyacı vardı, tüm duvarlara, özellikle çatı su borusu duvarlarına genişletme detayları eklenecek, daha fazla kurum üfleyici monte edilecek ve gelen kalitesiz linyitlerin beslenmeden önce yıkanması, iyileştirilmesi, temizlenmesi gerekiyordu.

Ofislerimize dönüşte saha raporumuzu fotoğraf ve eskizlerle hazırlayarak santral yönetimine teslim ettik. Tüm bu saha çalışmalarımız için genelde şirket politikamız gereği bir masraf bedeli seyahat harcamaları bedeli almalıydık, bir ücret almadık.

Yetersiz toz filtreleri, makul olmayan miktarda kazan borusu arızaları vardı, baca gazı kükürt giderme tesisi yoktu. Yerel çevreciler tepki gösterdi ve santral işletmesinden sorumlu kamu kuruluşu bu her üç santralde santral işletmesini durdurma kararı aldı.

Yönetim bir süre fabrikaları özel şirketlere satmak istedi. Kimse başlarda bu eski santralleri satın almak istemedi. Rehabilitasyon yaptırmaları gerekiyordu. Daha sonra dünya bankası, kamu idaresi tarafından bir miktar ilave ile tesisleri rehabilite etmek için bir rehabilitasyon fonu açıkladı.

Sonunda her üç santral özel şirketlere satıldı. Alan yeni özel işletmeciler uzun süre aynen elektrik üretimi yaptılar, muafiyet kapsamına sığınıp çevre ekipmanlarına yatırım yapmadılar, daha sonra çevre mevzuatı zorlamasıyla çevre ekipmanları yatırımına gittiler. Bu harcamaların ne derece doğru olduğunu bilemiyoruz.

Piyasa ekonomisinde, tam özel mülkiyette, performansı iyi olmayan, kötü bir ürün, kötü bir sistem teslim eden bir müşteriyle çalışmazsınız. “Bir müşteriyi iki kez aldatamazsınız, üç kez imkansız” diye bir söz vardır.

Yabancı bir firma yüksek kapasiteli  termik santral yapmak için çok önemli bir sipariş alabilir ancak beklenen performans değerlerini sağlayamaz ise, ikinci santralde onları diskalifiye etmezseniz, sonra üçüncü santrale davet ederseniz olmaz. Üç santral de şimdi tam performans gösteremiyor. Sonra onları rehabilitasyona davet ediyorsunuz. En baştan diskalifiye etmelisiniz.

Şimdi yüksek ABD Doları bütçeli bir rehabilitasyon ihalelerimiz  var. En iyisini en ucuza almaya çalışıyorsunuz, en ucuzunu almak ağır basıyor ve en uygunu göz ardı ediliyor.

Teklifleri değerlendirdikten sonra, fiyatları en düşük olduğu için orijinal tedarikçiyi rehabilitasyona davet ediyorsunuz.

Kural. Asıl  orijinal firmayı rehabilitasyon ihalesine kesinlikle davet etmemelisiniz.

Kural. En düşük fiyata işi  gözü kapalı doğrudan vermemelisiniz

Kural. Yabancı bir şirket sizin yıllarca çalıştığınız yerli santralde rehabilitasyon yapamaz

Bu firmalar faaliyette bulunurlar, paralarını alırlar veya tahkime giderler ve ülkeyi terk ederler ve asla geri dönmezler.

Rehabilitasyon  lider yerel şirketler tarafından yapılmalıdır.

Santrallerin rehabilitasyonu için bu kadar zaman beklememelisiniz.

Yerel mühendislik geliştirmek için bu amaçla yerel kamu Ar-Ge fonları harcanacaktır.

Genç mühendislere düzgün bir şekilde ödeme yapın, yerel bir başarı için başka yerlerde olduğu gibi çok daha iyi çalışırlar.

Yabancı şirketler performans başarısızlığı durumunda kaçabilir, yerel şirketler bir yere kaçamaz, başarılı olmaya zorunludurlar.

Kendi mühendislik yeteneklerinizin yanı sıra yerel kömür madenlerinizi kullanmak için yerel deneyim ve uzmanlık kazanırsınız.

Pazarınızı asla yabancılara bırakmayın, kendi  pazarınızın kontrolünü elinize alın.

Santrallerinizin doğru çalışması için kontrolü elinize alın, tasarım değişikliklerini kendiniz yapın,

Dünya Bankası fonları ücretsiz değil, birlikte geri ödeyeceğiz

Rehabilitasyon çalışmaları çok zor değil, bu uzay teknolojisi değil. Bazı kazan boru demetlerinden bahsediyoruz. F-16 üretim tesisi olan bir ülke, termik santrallerde çok daha kolay iş yapabilir. Genç mühendislerimiz çok daha iyisini yapabilir, diğer meslektaşlarından farkları yok, hatta çok daha iyi olduğuna inanıyorum.

Yeniköy termik santralinde,

Boru arızasını önlemek için tüm buhar kazanı boru duvarlarına genleşme derzi detayı ekleyeceksiniz.

Kazan iç yüzeylerini temizlemek ve çalıştırmak için bol miktarda kurum üfleyici ekleyeceksiniz.

Gelen kalitesiz linyiti kazan beslemesinden önce temizleyeceksiniz, yanmayan taş toprak benzeri maddeleri ayıklayacaksınız,

Kendi genç mühendislerinize güveneceksiniz, onlara doğru tasarım için yeterli donanım ve yazılım araçlarını vereceksiniz,

Biz mühendisler hepimiz benzer veya aynı yazılımları ve donanımları kullanırız.

Yerel akademisyenleri ve yerel genç mühendislerinizi kamu Ar-Ge fonlarıyla destekleyeceksiniz.

Tüm tasarım işlerini yürütmek için yerel firmalarınızı destekleyeceksiniz,

Yabancı şirketlerin insafına kalmamalısınız,

Bunları yaparsanız,  yabancı ​​tasarımcıların veya müteahhitlerin insafına kalmazsınız.

Yapmazsanız yarın  Çinliler ve Hintliler veya Koreliler sizin adınıza sizin ödevlerinizi yapacaklar,  Bugün Yeniköy’de, yarın Afşin Elbistan Kangal Soma rehabilitasyonlarında daha akıllı daha planlı daha bilgili  çalışmamız lazım.

Yatağan santral bölgesinde  kömür bitti kalmadı. Yeni maden yatakları açmak için çevre antik kentlerini yok etmek gerekiyor, olacak iş değil. Yeniköy maden sahası Kemerköy santralini de beslediği için zaman içinde küçüldü. Kemerköy santrali çevresinde zaten kömür rezervi yok.

Eski Termik santrallere yeni yatırım için bugün  hiç kimse gönüllü olmuyor. Kimse para harcamak istemiyor. Bankalar finansman sağlamıyor, para vermiyor. Herkes sadece nakit girişine odaklanıyor. Sonradan yapılan çevre ekipmanları uyumlu değil. Çoğu ekipman yeterli çalışmıyor.  Bu durumda eski termik santraller çalışabilecekleri sürece çalışacaklar, sonra kapanacaklar. Başka yapılabilecek fazladan yeni birşey yok. Dünyanın her yerinde durum böyle.

2021 Ağustos ayında bölgede orman yangınları oldu, günlerce söndürmeye uğraştık, Datça Aktur, Kurucabük denizine kurum kül yağdı, ortalık duman içinde kaldı, sabahları balkon masası örtüleri kül doldu. Yangın uçakları devreye girdi, orman çalışanlarımız, yangın söndürme çalışanlarımız, yerel insanımız fedakarca uğraştılar, yangınları söndürdüler. Bundan sonra geçmiş yanlışlarımızdan deneylerimizden ders almamız  daha akıllı planlı bilgili çalışmamız gerekiyor.

Kurucabük Datça, 10 Ağustos 2021

Haluk Direskeneli

Last modified: 18 Ağustos 2021