ODTUMİST-İSTANBUL ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ

Enerji Piyasalarında 2021 Öngörüleri

8 Ocak 2021

Enerji Piyasaları çalışanları için 2013 yılından beri her yıl sonunda bir sonraki yıl için öngörüler-tahminler yaparım. Bunlar tamamen yazarınızın kişisel görüşleridir. Biz Analistlerden her yılsonu, bir sonraki yıl için öngörüler (tahminler) yapmaları beklenir. Ekonomistler tahmin yapar, sosyal bilimciler siyasi tahminler yapar. Bu öngörülerin bir kısmı tutar, çoğu kısmı tutmaz.

Yıl içinde piyasaları etkileyen çok şeyler olur. Siyasi yönetimin politik tercihleri değişir. Seçim yaklaşıyorsa, seçim öncesi iyimser ekonomik, finansal, siyasi politikalar devreye girer, iç ve dış siyaset ister istemez olaylara farklı yön verir. Öyle böyle hepimiz işimizi, işyerimizi yönetmek, yatırımlara yön vermek için tahminler yapmak gerekir. Bizler beraber önümüzdeki yıl için bir tahmin yani öngörü çizeriz, yıl içinde gelişen olaylara göre tahminlerde/ öngörülerimizde düzeltmeler yaparız. Bu makaleyi yazarken olaylar öylesine gelişti ki, yazıyı çok kez yenilemek düzeltmek zorunda kaldım.

2020 yılı içinde yüzyılda bir virüs salgını ile karşı karşıya geldik. Biz 65+ yaşında olanlar ilkbahar ve sonbaharda uzun süre evlere kapandık. Sokağa çıkamaz olduk. Korona enfeksiyonundan korunsak bile hareketsizlikten, kalp-şeker-kemik erimesi gibi yaşlılık hastalıkları bizleri vurmaya başladı.

Yazarınızın gün içinde evde yeri, güneş gören arka balkonu oldu. Sabahtan akşama kadar uzun süredir konuşmadığım arkadaşlarımla uzun telefon konuşmaları yaptım. Zoom toplantılarını hiç kaçırmadım.

Bu yılbaşında tekrar 7/24 evlerdeyiz, Covid-19 salgını dışında konuşacak başka konumuz yok. Yerli yabancı tüm TV kanalları, tüm medya tüm haberler sadece Covid-19 bahsediyor. Her ne kadar küresel yanlış politikalar uygulansa, geç ve eksik kararlar verilse de, olumsuz yorumlar yapılsa da, bütün dünyada eğrisi doğrusuna şans eseri denk düşen oluşumlar yaşıyoruz. Salgın her yere ayar veriyor, olması gereken yöne karar vericileri zorla itiyor.

Yeni nesil F35’lerin S400’lerin, büyük uçak gemilerinin sert gücüne artık gerek kalmadı. Salgın korkusundan ihalelere ödemeler ertelendi. Kısıtlı kaynaklar hızla şehir hastanelerine yönlendirildi, yarım inşaatlar hızlandırıldı. İstanbul Anadolu Başıbüyük ve Avrupa yakasında Başakşehir Şehir hastaneleri hızla açıldı. Ankara Bilkent Şehir hastanesi pandemi konusunda uzman merkez oldu. Hacettepe Ankara TIP İbni Sina hastaneleri tedavi konusunda uzmanlaştılar. Yerli üretim ICU (intensive care units) yoğun bakım üniteleri, tıbbi vantilatör seri imalatı hızlandı, yeni hastanelerin ihtiyacı olan sağlık personeli eski hastanelerin genç kadrolarından alındı, aile hekimleri ve taşra hekimleri görevlendirildi, tüm illerde “şehir hastanesi” inşaatlarına destek verildi. Hafta sonu sokağa çıkma yasağı ile zaman içinde enfeksiyon yayılımı hızı biraz kesildi. Genç nüfusun sürü bağışıklığı avantajı devreye girdi.

***

Tüm ülkelerde kara sınırları kapatıldı. Güneydeki göçmen kapılarındaki salgın, göçmenleri hızla Suriye’ye geri dönmeye zorladı. Sınırlarımızı kapatmak çok önemli bir karardı. Özellikle İran, Irak, Suriye sınırları salgının durdurulması açısından çok önemliydi. İran ve Ortadoğu üstünden enfekte olan insanların yurdumuza girişi çok tehlikeli idi. Öte yandan salgının komşularımız Rusya, Bulgaristan, Yunanistan, Gürcistan içinde de arttığını duyuyoruz.

ABD’nin salgına hazırlıksızlığı tüm sistemi salladı. İngiltere’de Başbakan Boris Johnson, Fransız başkanı Macron, Alman Şansölye Angela Merkel, Amerikan başkanı Trump, hatta Putin 14 hafta karantinaya alındı.

Rusya durumun ciddiyetini yeni yeni anlıyor, öğreniyor. Korona, Vatikan’ın ve diğer din kurumlarının kırılmaz inadını bile yendi. Kiliseler, katedraller, sinagoglar, camiler ibadete kapandı.

Suudi’ler haç umre programlarını hepten iptal ettiler. Kimseyi kutsal mekanlara almıyorlar. Kadın sağlık personeli ihtiyacı yüzünden kapalı çarşaf zorunluluğunu kaldırdılar.

Almanya’da Angela Merkel akademisyen hassasiyeti ile Almanya’daki salgını kontrol altına aldı. 2012 Robert Koch Enstitüsünün salgın tahmin raporunu ciddiye alan ve gerekli önlemleri uygulayan Almanya’da kayıp sayısı göreceli diğer ülkelerden az. Sağlık konularında gerekli yatırımları yapan, acil kapasitesi yüksek cihazları hazır olan Almanya kurtardı sayılır. Almanya salgın kurallarını yılbaşına doğru tekrar sertleştirdi.

Dünyada petrol fiyatları varil başına 20 ABD dolara kadar düştü, üretim var talep yok, üretimi depolayacak yer yok, üreticiler “aman alıp depolasınlar” diye, nerdeyse alıcıya üste para vermeyi düşündüler.

Petrol fiyatlarına indeksli doğalgaz fiyatlarında yakında büyük indirimler bekleniyor. Artık yeraltı madenlerinden yerli kömür öyle kolay çıkartılamayacak. Sadece sınırlı kapsamda mekanize insansız yeraltı madenleri çalışabilir. Termik santraller ilerde hepten atıl kalacak. İnsan gücü istemeyen rüzgar, güneş, hidro kaynaklar önem kazanacak. Covid-19 sonrası tümüyle yenilenebilir enerji odaklı kaynaklara döneceğiz. Yatırımlar hızla yenilenebilir enerji santrallerine akacak.

Avrupalılar tatil rezervasyonlarını iptal ettiler, erken rezervasyon geri ödemeleri otel, uçak firmalarını iflasa götürdü. Lokantalar, kafeler, barlar, kapalı mekanlar kapandı, açılması uzun zaman alacak. Açıldıktan sonra bile uzun zaman kimseler gitmeyecek. Uçaklar sadece acil tahliye ve sağlık malzemesi taşımaları için kullanılmaya başlandı. Şehirlerarası yolcu taşımacılığı bitti, karayollarında sadece yiyecek kamyonları çalışıyor. Bu salgın tekrarlayan mutasyonlarla herhalde 8-10 yıl sürecek, sonunda “yeni normal” dünya bambaşka olacak, içe dönük kapalı yaşamaya alışkın yeni alışkanlıklar edineceğiz.

Covid-19 salgın süreci devam ediyor. Evde kapalı kalma durumu bütün dünyada tekrar başladı. İyimser siyasi açıklamalar var ama gerçekçi akademik yorumlar bu sürecin uzun süre devam edeceğini, hafiflese bile her yıl mutasyon görmüş yeni dalgalarla beraber süreceğini söylüyor. 1918 İspanyol gribi aynı şekilde tekrarlayan mutasyonlarla 1919-1920 yıllarında daha sert sürmüştü. 1919 dalga mutasyon daha çok can almıştı.

***

Salgının varlığı hiçbir konvansiyonel savaş silahının gücüne benzemiyor. Covid-19 salgın sürecinde Amerika’nın ağır üstün yeni modern silah gücünün hiç bir anlamı kalmadı. İtalya, İspanya, İngiltere hiç iyi değil. Salgından kurtulmaları epey zaman alacak. Yeni nesil F35 savaş uçağının, S400 füzelerinin, uçak gemilerinin hiçbirinin önemi kalmadı. Otoparkta bekleyen lüks otomobiller, yerinden kalkmayan özel uçaklar, boş duran kullanılmayan özel villalar, gereksiz korumalar, bütün bunların hiçbir anlamı yok. Hiçbir silah kullanmadan tüm ülkeler virüs’e yenildi, sinemalar, konser salonları kapalı, sokaklar caddeler bomboş ortalıkta kimseler yok. Covid-19 sürecinde küresel ortamda felç olan iç-dış sosyal politikaları yeniden gözden geçirmekte fayda var. Covid-19 sonrası yeni normal dünya ilişkilerini yeniden çizmek lazım. Covid-19 sonrası dünya şimdiden öngöremeyeceğimiz yepyeni bir başka düzen olacak.

2020 içinde, bir önceki yıla göre enerji üretiminde çok az değişim oldu. Elektrik üretimimiz 300+ milyar kwsaat, kurulu gücümüz 2020 yılı içinde 95+GWe, peak (en çok) Ağustos ayı içinde enerji çekişimizin 52+GWe açıklanması bekleniyor. 2020 içinde Doğal Gaz tüketimimiz 50+ bcm (milyar Sm3), Linyit üretimimiz 50+ milyon metrik ton, taş kömürü 2 milyon metrik ton, ithal kömür dış alımlarımız 30 milyon metrik ton olarak gerçekleşecek. Covid-19 sürecinde üretim faaliyetlerinin göreceli azalması, elektrik talebini azalttı. Otoyollarda uzun yolculuklara çıkmadık-çıkamadık. Çoğu emekli gittiği deniz kıyısındaki yazlığında veya memleketindeki köy evinde kışı geçirmeyi tercih etti. Soba kurdu, kombi bağlattı. Büyük şehirlerdeki evler boş kaldı. Otomobiller kapı önünde park yerlerinde aylarca bekledi. Petrol benzin tüketimi azaldı.

Daha fazla elektrik üretimi ihtiyacı Covid-19 salgını yüzünden geçtiğimiz yıl görülmedi. Ortada durağan elektrik üretim, yatırım ve çok az yenileme rehab faaliyeti gözlüyoruz. Özelleştirme ile özel şirketlere geçen santrallerde yeni yatırım, çevre ekipmanları ESP- FGD rehab yatırımları yapılıyor ama ne derece etkin olacak şüpheli görünüyor. Termik santral sahibi üreticiler 2,5 yıllık yeni muafiyeti parlamentodan geçirme sağladılar ama çevrecilerden büyük tepki aldılar, tasarı veto aldı. 2019 yılsonu itibari ile çevre ekipmanlarını erteleyen termik santraller mühürlendi. Çalışmaz oldular.

Sadece Soma-B çalıştı, o da kış süresince Soma kentine ev ısıtması için buhar üretti. 2020 yılı içinde çevre ekipmanları yenileme çalışmaları yapıldı, ancak yapılan harcamalar ne derece etkin oldu şüphelerimiz var. 150-210 MWe aralığında bir termik santral ünitesinin elektrofiltre yenilenmesi için 5-6 milyon ABD Doları, bir yeni FGD ünitesi yapımı için en az 20-25 milyon ABD doları harcama yapmak gerek. Harcamalara bakıyoruz, bu rakamlara ulaşmıyor. Az harcama ile etkin ekipman yenilenmesi bize pek akılcı ciddi etkin gelmiyor.

Termik santrallerin çevre yatırımlarında muafiyet uzatması zaten baştan beri bizce doğru değildi. Bir an önce eski termik santrallerin çevre ekipmanları yatırımları yapılmalıydı. Uluslararası piyasalarda artık termik santrallere finansman yok. Yeni termik santral yapmaya imkan yok.

***

Geçtiğimiz yıl proje finansmanlarında ciddi tıkanmalar görüyoruz. Uluslararası Kredi Derecelendirme kuruluşlarının son raporlarına göre “Yatırım yapılabilir ülke” konumunda olduğumuzu söylemek zor. Değerlendirme kuruluşları, olumsuz değerlendirme yapmak yerine, böyle durumlarda zor coğrafyalar için değerlendirme yapmayı hepten bırakıyorlar. ABD FED faizlerinin yükselmesi, yıl içinde 3er aylık yenilemelerle 25bp artışları eklenince, anlıyoruz ki, sıcak para tüm dünyadan emilip ABD piyasasına yönlenecek.

Petrol varil fiyatı geçtiğimiz yıl içinde 40-50$ bandında oynadı. Doğu Akdeniz gazı var ama nasıl taşınacağı henüz daha kağıt üstünde duruyor. Çözüm için en az 4-5 yıl, belki 10 yıl ister. Rus doğal gazı bizim için çok pahalı, 1000m3 bize 310-320 ABD Dolarına geliyor. Karadeniz altından gelen Türk Akımı doğalgaz boru hattı inşa edildi bitti ama arkasından ABD yaptırımına maruz oldu, bize gelen 30 milyar BCM gaz Avrupa’ya satılamıyor. Bizim de ödeyecek ne paramız ne de kapasitemiz var. Karadeniz’de doğalgaz bulundu haberleri çıktı. İspatlanmış rezervin 400+ BCM olduğu açıklandı. Bize en fazla sekiz yıl yeter. Bu rakamın çok uzun süre iç talebi karşılama durumu yok. Deniz altı boru hattı yapmak, üretim platformları kurmak, ciddi yatırım yapmak lazım.

Yeni kombine çevrim santralleri devreye girdi. Ancak herhangi bir sebepten Rus gazı bir şekilde hepten kesilirse ne olur? Ciddi bir gaz tedarik riskimiz var. Türk Akımı devreye girdi, bize ne miktar verilecek belli değil. Alman sınırında Rus gazının fiyatı 1-MMBTU için 9.50$’dan 5.00$’a indi. ABD içinde fiyat 1-MMBTU için 2.50$ civarında. ABD kayaç gazı miktarının artmasının ve Alman yenilenebilir enerji teşviklerinin enerji fiyatların paçal olarak ucuzlatmasının bunda payı var.

Petrol fiyatına bağlı olarak Rus doğal gazında genel olarak indirim yapılması beklentisi var. Bizim tarafta fiyat konusunda son tüketiciye ulaşan az bir değişiklik var. Alımda toptan fiyatlarda indirim var, ama son kullanıcı fiyatlarında indirim seçim öncesi politikalara bağlı.

Enerji piyasamızda en az 50+ milyar ABD$ civarında yeniden borç yapılandırması yapılacak. Santral mülkiyetlerinde özelden özel mülkiyete el değiştirmeler tekrar olabilir. 2020 sonu büyümemiz en iyimser durağan olması bekleniyor, seçimlere endeksli iyimser kamu tahminleri daha yüksek. Siyasiler, enerji yatırımlarının, büyüme oranından daha fazla oranda artması gereğine inanıyorlar.

Kamu harcamalarını karşılayacak gelirleri bulmak kolay değil. ETKB ve EPDK, yeni elektrik üretim santrallerinin devreye girmesinde kolaylıklar gösteriyorlar. Eskiden test deneme kontrol geçici kabul işlemleri ciddi ve uzun sürede yapılırken, şimdilerde çok çabuk yapılmaya başlandı.

EPDK uzun süre enerji piyasasından lisans ücreti altında para çekti. Bina aldı, harcamalar yaptı. Ancak piyasanın masrafları kaldıracak daha fazla para ödeyecek mecali kalmadı.

***

İşletmeye giren ucuz santrallerde refrakter bozulmaları, ekipman ve I&C sistem, senkron arıza duyumları geliyor. CFB (Dönüşümlü Akışkan Yatak) tasarımlar bizim yerli linyite uyumlu çalışmıyor. Çok su nem ihtiva eden yerli kömür, CFB yanma odasında yanmıyor, devamlı yanabilmesi için devamlı yardımcı sıvı yakıt kullanmak gerekiyor. Kömür yanma odasına kışın buz yazın çamur olarak giriyor. Ön ısıtma ile yerli kömür içindeki suyun azaltılması lazım. Torba filtreler yetmiyor ESP (elektro statik presipitatör toz tutucular) ekleniyor. Afşin-B benzeri “indirect firing pulverized coal combustion” ön ısıtmalı dolaylı pülverize kömür yakma tasarımı bizim yerli linyit kömürleri için daha uyumlu görünüyor.

Afsin Elbistan-A işletmesi el değiştirdi. Yeni gurup 4×344 MWe rehab, ve yeni 2x344Mwe üniteler için mühendislik çalışmasına başladı, bazı çevre ekipmanları alındı ancak son durum hala yeterli görünmüyor. Ortalıkta üçüncü taraf çevre örgütlerinin raporları durumun düzelmediğini açıkladılar. Böyle büyük projeler için büyük finans paketi ve tecrübeli kadro istihdamı gerek. Afşin-A santralini yeniden onarmak beyhude görülüyor, sökülüp hurda olarak satılması, yeni tasarımla yeniden yapılması daha uygun olur, düşüncesindeyiz.

***

Afşin Elbistan-B santralinin arızalı üniteleri onarıldı devreye girdi. Çalışan ünitelerin emre-amadeliği henüz tam istenen seviyede değil. Çöllolar sahası, heyelan dolayısıyla hala kapalı. Kışlaköy kömür sahasından, çoğu kamyon taşımasıyla gelen yerli açık ocak kömür bu sistemi daha ne kadar götürecek? Afşin Elbistan’daki diğer yeni termik santral yatırımları için istekli pek kalmadı, ortada ciddi yatırımcı yok. Uzak Doğu Finansman gurupları beklemede, yeni yatırımlar için hiç aceleleri yok. Değeri çok düşmüş eski tesisleri satın almak için durum değerlendiriyorlar.

İthal kömür santral yatırım projelerinde başlananlar bitecek, ancak siyasi irade cari açığı artıran ve olumsuz etkileyen ithal kömür kullanımına net tavır koydu. Bundan sonra ithal kömür yatırımı tavsiye edilmiyor. İthal kömürün uluslararası spot piyasada fiyatı (Güney Afrika, Kolombia, Avustralya) metrik ton başına 60-70 ABD $ (yaklaşık 2.00 ABD dolar / 1-MMBTU) ancak alan yok.

Güneydoğu’da yeni enerji yatırımları yok. Bölge enerji – elektrik emiyor, kullanıyor, fakat insanlarımız fatura parasını ödemiyor. Kayıp kaçak çok. Güvenlik için daha çok para harcamak yerine sorunları diyalog ile çözme imkanlarını araştırsak daha akılcı olacak deriz.

YEKDEM uygulaması ile yenilenebilir enerji piyasasına belli öğretiler geldi. Şirketler ne yapacaklarını iyi öğrendiler, hidro, güneş, rüzgar yatırımları yoluna girdi. Birim elektrik üretim maliyetleri azalmaya başladı. Bunlar en sevindirici haberler, yerli imalat imkanları artıyor. Güneş ihtisas bölgelerinin faaliyete geçmesi ile üç haneli GES kurulu güçlerine ulaşılabilir. Her biri 1000 MWe kapasiteli RES ve YEKA GES3 yatırımlarının devamını bekliyoruz.

Nükleer için “Sinop Japon projesi iptal edildi” haberleri çıktı, sonra yalanlandı. Akkuyu için yerinde inşaat çalışması devam ediyor. Finansman sorunları var. Nükleer enerjide satın alma garantili uzun dönemli yüksek fiyat ciddi endişeler veriyor.

Çevre ekipmanlarına, temiz kömür teknolojilerine daha fazla yatırım gerekecek. Yakın gelecekte tüm dünyada kömürden tamamen kaçış, fosil yakıtlı santral yatırımlarında tümden finansman kesilmesi söz konusu olacak. Enerji stratejilerinin kritik hedefi ekonomik büyüme olurken, verimliliği artırmak, talep artışını azaltmak veya sabit tutmak gerek. Şu sıralar arz fazlamız var ama bu durum uzun sürmez.

Zor günler gelir geçer, iyimser olun. Yeni yılınız kutlu olsun.

Haluk Direskeneli, ODTÜ Makina Mühendisliği 1973 mezunu olup, mezuniyetinden itibaren, kamu, özel sektör ve ABD – Türk yabancı ortaklıklarda (B&W, CSWI, AEP, Entergy) ağırlıklı olarak termik santral temel/ detay tasarım, imalat, pazarlama, teklif, satış ve proje yönetimi konularında çalışmış, bugüne kadar termik santral tasarım yazılımları konusunda yerli piyasaya, mühendislik firmalarına, yatırımcılara ve üniversitelere danışmanlık vermiştir. MMO ve ODTÜ Mezunları Derneği Enerji komisyonları üyesidir.

Ankara 31 Aralık 2020

 

Last modified: 8 Ocak 2021