ODTUMİST-İSTANBUL ODTÜ MEZUNLARI DERNEĞİ

Ah O Eskiler

27 Kasım 2019

Tek kanallı siyah beyaz televizyon döneminde, televizyonu İstiklal Marşı ile açtığımız ve onunla kapattığımız zamanlar da, yerli yabancı bir sürü programın; konusu, oyuncuları bizim kuşağın bu gün gibi aklındadır.

Kaynanalar

Kaçak

Dallas

Telepazar

Salı akşamları yerli sinema vb.

Her birimizin belleği, boş kayıt cihazı gibi kaydetmiştir televizyonun ilk yıllarını.

Başka bir mekânda, belki de çok açken yediğimiz yemeğin aklımızda yer eden tadı gibi, siyah beyaz ve tek kanallı dönemin yayınları anılarımızda bambaşka yer etmiştir.

“Ah, o programlar bir başkaydı.”

Dizileri anlıyorum; artık konular farklı, oynayan sanatçılar farklı dolaysıyla bizde yankılanan duygular farklıydı.

Ya şarkılar, yıllardır söylenen türküler.

O yıllarda halk müziği ve sanat müziği programlarını hatırlıyorum.

Saz sanatçıları yerini almış haldeyken sunucu sahneye gelirdi.

Saz sanatçılarını sayar;

Kemanlar ……

Klarnetde …

Kanunda ……

Veee ritim sazda Atilla Maydaaaa !.. derdi.

Solist sahneye davet edilir, program başlardı.

Aklımda kaldığı kadarıyla, Atilla Mayda bana göre hep ekranın solunda son adam olarak otururdu.

Temiz giyimli, sinekkaydı traşlı, şık, babacan bir adamdı.

Yüzünde bir gülümseme, işini çok severek yaptığını tüm beden diliyle yansıtırdı sahneye.

Bir ara kamera, sazların arkasında sıralanmış koroyu tek tek ekrandan geçirirdi. Bazılarının suratında “şu iş bitse de gitsek “ mesajını tercümansız okurdum.

Bazıları çok sıkışmış, bir an evvel tuvalete gitme ihtiyacı duyan insan modeli sergilerken, bazıları ellerinde açık dosyadan şarkıyı okurken, babaannemin namazda dua okurken dudaklarını kıpırdattığı gibi dudaklarını kıpırdattığını düşünürdüm.

Bu kadar ruhsuz duruşun arasında sıkıntım, Atilla Mayda’yı görene kadar sürerdi.

Yıllar sonra, iş geliştirme, insan psikolojisi, proje yönetimi gibi konularda aldığım eğitimlerde hep aklımdan Atilla Mayda geçti.

Bana göre, işini severek yapan Atilla Mayda gibi insanlardan kurulu bir ekip, her işi başarır.

Hani bu işi kim olsa yapar.  Ben bu basit iş için mi buradayım? Demeden yaptı işini.

Adının ritim saz olduğuna bakmayın, bildiğin Darbuka diye akıldan geçse bile, işini seven bir sanatçının elinde, nasıl fark yarattığını Atilla Mayda örneğinde keşfetmişim.

İş yaşantımda, ekibe yeni çalışan seçerken hep aklımda “bunda Atilla Mayda özellikleri var mı “ diye baktım.

Bulabildiğim Atilla Mayda’larla hem keyifli çalıştım, hem birçoğu iş hayatında önemli yerle geldiler.

Bu yazıyı okurken , “Ne alaka, konuyu nereye bağladın arkadaş. Neticede dümbeleğin çalınmasından konuşuyoruz. “diye, aklınızdan geçiriyor olabilirsiniz.

Haydaaaa ! Atilla Maydaaa.

Tekerlemesi aklınıza gelmiş olabilir.

Bizim müziğimizde, bu basit alettin önemi büyüktür.

Bütün sazlar, ritim sazın verdiği ritme göre çalarlar.

Tek sesli Türk müziğinde; Orkestrayı ŞEF değil, TEF yönetir.

 

21.03.2015

Salim DONMAZ

Last modified: 27 Kasım 2019